• Adana
  • Ankara
  • İstanbul
  • 25 Nisan 2019
  • 12:47
 
Soner Çetin'e siyasi suikast tutmadı Olayın tümünü ele aldığımızda öyle üzerinde tepinilecek bir mesele yok ama, malum linç kültürü ve "siyasi suikast" hevesliliği böyle bir gündemle kalem oynatmamıza neden oldu. 26 Kasım 2018, Pazartesi
Murat Karaköseoğlu
Murat Karaköseoğlu
[email protected]

 

 

Çukurova Belediyesi basın bürosu tarafından dikkatlice incelenmeden bültenleştirilen seçim anketi, yanlış anlaşılmalara neden oldu.

Dün, Başkan Çetin'in düzenlediği basın toplantısıyla yanlış düzeltildi.

Bir anket firması, yerel seçimler için gerçekleştirdiği kamuoyu araştırma sonuçlarını Birgün Gazetesi ile paylaşmış. Birgün de, anketin raporlama kısmını tıraşlamadan olduğu gibi gazetede yayımlamış.

Adana Büyükşehir Belediyesi'ni, CHP'nin Soner Çetin'le kazanacağı sonucu çıkmış anketten. Haliyle, böyle bir veriye balıklama atlamış belediyenin basın bürosu. Atlarken de havuzun içinde su olup olmadığına bakmamışlar.

Sadece rakamlarla ilgilenilmiş. Küçük puntolarla düşülen raporlama notları ise gözden kaçırılmış. Hoş, raporlamaya basın bülteninde yer verilmemiş ama, yine de siyasi komploları hesaba katarak daha dikkatli davranmaları gerekirdi.

Neyse...

Analiz ve raporlamadaki detaylar incelendiğinde, anlaşılıyor ki krize neden olan anket bir siyasi partinin genel merkez yönetimi veya yöneticisi tarafından sipariş edilmiş.

Çünkü, anket sonucunda, kesin hükümler kurularak nokta atışı yapılmış. Yani, Adana'nın demografik yapısının röntgeni çekilmiş ve sosyo-kültürel açılımlarla kazanmaya en yakın isim üzerinden önerilerde bulunulmuş.

Aday belirleme süreçlerinde bu gayet normaldir. Zaten anket firmalarına milyonlarca lira ödeyerek yaptırılan kamuoyu araştırmaları da "kimi aday gösterirsek kazanırız?" sorusunun yanıtı içindir. Ve o raporlama bölümü de sadece anketi yaptıran tarafa özel düzenlenir. Gizlidir o bölüm. Açıklanmaz, eğer isterse araştırmayı yaptıran taraf açıklayabilir. Bunun dışında anket firması sızdırırsa eğer, hukuken ve güvenililirlik açısından bedelini ödemek zorunda kalır.

Mesele özetle böyledir.

Bir siyasetçi için umut veren bir araştırma, ancak ekibinin anlık heyecanını kontrol edememesiyle kısa süreli krize neden olan bir araştırma.

Aslında anket raporlamasını okuyunca, bir partinin genel merkez yönetimi için hazırlandığı anında anlaşılıyor. Onlar sormuştur "kimle kazanırız", firma da gereğini yapıp aldığı sonucu raporlayarak siparişin sahibine teslim etmiştir.

Olayın tümünü ele aldığımızda öyle üzerinde tepinilecek bir mesele yok ama, malum linç kültürü ve "siyasi suikast" hevesliliği böyle bir gündemle kalem oynatmamıza neden oldu.

Anket sonucunun raporlama kısmına gelirsek...

Ne yazık ki toplumun ön yargıları harfiyen tarif edilmiş. 

Türkiye'de ideoloji ve sınıf siyaseti üzerinden politikalar üretilemediğinden, böyle endişe verici, çağ dışı ayrımcılıklarla karşılaşmamız kaçınılmaz oluyor.

Din ile etnisite arasına sıkışmış siyasetin sorgulanması da, asıl muhatapları yerine, hayatında ayrımcılığa lügatına yer vermemiş bir siyasetçi üzerinden yapılmaya çalışılıyor.

Daha nasıl cevap versin Soner Çetin:

En kıymetlimi, ilk gözağrım kızımı, bir Alevi ailenin evladına vermekten hiç bir rahatsızlık duymadım.